top of page

Türkçede Yazımı En Çok Karıştırılan Kelimeler -A-

Yoldaş Kalem'e hoş geldin!


Bugünkü yazımda doğru bilinen ve sıkça yanlış yapılan kelimelerin doğru yazılışlarına göz gezdirelim istiyorum. Bildiğimiz gibi dilimizin en büyük güzelliklerinden biri, kurallarının net ama kullanımının canlı ve değişken olmasıdır. Ancak bu canlılık, zaman zaman yazarken kafa karışıklığına yol açabiliyor. Günlük hayatta sıkça karşılaştığımız bazı kelimeler, doğru yazımı konusunda hâlâ tartışma yaratıyor fakat mantıksız gibi gelse de aslında her birinin birer mantığı var. İşte bu yazıda, Türkçede yazımı en çok karıştırılan kelimeler üzerine kısa bir yolculuğa çıkacağız. Kelimeleri seçerken EBA materyallerini merkeze aldım. Kelimelerin doğru yazılışlarının altında yatan sebepleri de beraber irdeleyeceğiz. Karşıma tartışmaya açık kelime çıktıkça önce kendi filtremden geçirip daha sonra blog yazısını güncelleyeceğim yavru kurtlarım.


affetmek

“Affetmek” kelimesi, Türkçede hem dil bilgisi açısından hem de kültürel anlamda önemli bir örnek sunar. Bu sözcük, “af” (bağışlama, bağış) ve “etmek” fiilinin birleşiminden oluşur. Ancak birleşme sırasında Türkçenin ses kuralları devreye girer.

Burada karşımıza çıkan kural ünsüz türemesidir. “Af” kelimesi “etmek” ile birleştiğinde, araya bir “f” ünsüzü daha eklenir. Yani “af + etmek” birleşimi, “affetmek” şeklinde yazılır. Bu ekleme, yalnızca yazımda değil, telaffuzda da kolaylık sağlar. Türkçede ses uyumunu korumak ve sözcüğün akışını düzgün hale getirmek için bu tür türemeler yapılır.

Dolayısıyla TDK Yazım Kılavuzu’na göre doğru biçim “affetmek”tir. “Afetmek” yazımı ise hatalıdır; çünkü Türkçede bu birleşmede çift “f” kullanımı zorunludur.

Yani “Affetmek” kelimesi, hem dilin kurallarına hem de kulağa uygunluğu sayesinde doğru kabul edilir. Yanlış biçim olan “afetmek” ise hem yazım hem de ses uyumu açısından Türkçeye aykırıdır.


Ağırbaşlı mı, ağır başlı mı?

Türkçede bazı kelimeler vardır ki, yazımında küçük bir boşluk bile anlamı değiştirir.

Bu sözcük, “ağır” (ciddi, vakur) ve “başlı” (davranışlı, tutumlu) kelimelerinin birleşmesiyle oluşur. Ancak bu birleşme artık tek bir sıfat anlamı taşır: “ciddi, olgun, vakur kimse.” İşte bu yüzden TDK Yazım Kılavuzu’na göre bitişik yazılır. “Ağır başlı” şeklinde ayrı yazıldığında ise kelimenin kalıplaşmış sıfat özelliği kaybolur ve yanlış bir kullanım ortaya çıkar.

Sonuç olarak: Doğru yazım “ağırbaşlı”dır. Küçük bir boşluk, büyük bir anlam kaybına yol açabilir.


"Ara Söz mü, arasöz mü?"

Yeri gelmişken konuyu da hatırlatayım dedim! 😎


Türkçede bazı kelimeler, yazımında küçük bir boşlukla doğru ya da yanlış hale gelebilir. “Ara söz” buna güzel bir örnektir.

Bu ifade, cümle içinde açıklama yapmak veya ek bilgi vermek için kullanılan bağımsız söz öbeğini anlatır. “Ara” sıfat, “söz” ise isimdir. Birleştiğinde kalıplaşmış tek bir kelime oluşturmaz; bu yüzden ayrı yazılır.

TDK Yazım Kılavuzu da bu noktada nettir: “Ara söz” doğru, “arasöz” ise yanlıştır.

Sonuç olarak: Doğru kullanım “ara söz”dür. Küçük bir boşluk, Türkçede anlamı ve yazım doğruluğunu belirleyen önemli bir ayrıntıdır.


Bıhtıh hocam her şey art arda geliyor!

Türkçede bazı ifadeler vardır ki, yazımında tek bir harf bile doğruyu yanlışa dönüştürebilir. “Art arda” kelimesi de buna örnek verilebilir.

Bu ifade, “art” (arka) ve “arda” (sonra, ardından) kelimelerinin birleşiminden oluşur. İkileme yapısı olduğundan ayrı yazılır ve “peş peşe, birbirini izleyerek” anlamını taşır.

Ancak halk arasında sıkça görülen “ard arda” kullanımı yanlıştır. Çünkü Türkçede bu birleşim “art” kelimesiyle başlar ve TDK Yazım Kılavuzu’na göre doğru biçim “art arda”dır.

Netice olarak doğru kullanım “art arda”, yanlış kullanım ise “ard arda”dır. Küçük bir harf farkı, dilin kurallarına uygunluğu belirleyen büyük bir ayrıntıdır.

Bu arada yukarıdaki "bıhtıh" kelimesine bakınca senin de gözün kanadı değil mi? Duyunca da benim kulağım kanıyor çocuğum... Yolun sonunda güneş var merak etme.


"Belediyenin altyapı çalışmaları devam ediyor"

Bu kelime, “alt” ve “yapı” sözcüklerinin birleşmesiyle oluşur. Ancak birleşme sonucunda ortaya çıkan anlam, artık tek bir kavramı karşılar: bir sistemin temeli, düzeni, teknik donanımı. İşte bu yüzden TDK Yazım Kılavuzu’na göre bitişik yazılır.

“Ayrı yazıldığında” yani “alt yapı” şeklinde kullanıldığında ise yalnızca “altında bulunan yapı” anlamı çıkar. Bu da terimleşmiş “altyapı” kavramını karşılamaz ve yanlış kabul edilir.


Yıllar geçse de bağlarımızı koparmadığımız anavatan toprakları, her zaman en derin aidiyet duygumuzun merkezinde yer alır.

Birleşik kelimelerin yazımı, dilin doğru kullanımında büyük önem taşır. “Anavatan” kelimesi de bunlardan biridir.

Bu sözcük, “ana” ve “vatan” kelimelerinin birleşmesiyle oluşur. Ancak bu birleşme artık tek bir kavramı karşılar: doğup büyüdüğümüz, bağlı olduğumuz ülke. İşte bu yüzden TDK Yazım Kılavuzu’na göre bitişik yazılır.

“Ana vatan” şeklinde ayrı yazıldığında ise yalnızca “ana” sıfatı + “vatan” ismi gibi algılanır. Bu kullanım, kalıplaşmış terimi karşılamaz ve yanlış kabul edilir.

Sonuç olarak: Doğru kullanım “anavatan”, yanlış kullanım ise “ana vatan”dır. Küçük bir boşluk, büyük bir anlam kaybına yol açabilir.


Asvalt ▶️ Asfalt

Bu kelime Fransızca asphalte sözcüğünden dilimize geçmiştir. Türkçeye uyarlanırken “ph” harfi “f”ye dönüşmüş, sonundaki “e” düşmüştür. Böylece ortaya çıkan doğru biçim “asfalt” olmuştur.

Halk arasında sıkça görülen “asvalt” yazımı ise telaffuz hatasından kaynaklanır. Ancak TDK Yazım Kılavuzu’na göre bu kullanım yanlıştır.

















Yorumlar


İletişim

Telefon

+90 (538) 815 72 87

E-posta

Haberdar olun!

  • Youtube
  • LinkedIn
  • Instagram
bottom of page